• 04-09-2016 09:15

Başbuğ: Darbecilerin büyük kısmı FETÖ'cü

Eski Genelkurmay Başkanlarından İlker Başbuğ, TSK ile ilgili son gelişmeleri, ve Suriye topraklarında devam eden Fırat Kalkanı operasyonunu değerlendirdi. Komutanlık dönemiyle ilgili tarihe önemli notlar düştü

Başbuğ: Darbecilerin büyük kısmı FETÖ'cü

15 Temmuz'un üzerinden geçen zamanda kafanızı hala kurcalayan büyük soru işaretleri var mı?

- Çözemediğim soru şu: 15 Temmuz olayı dün karar verip ertesi gün icra edilecek bir hareket değil. Bir yapılanma var, bunu herkes biliyordu. Darbe teşebbüsünde bulunabileceği yazıldı. 8-8.5 aylık bir hazırlanma süreci var. İstihbarat örgütlerimiz bu faaliyeti nasıl tespit edememiş? Sadece MİT değil, Emniyet İstihbarat, Jandarma İstihbarat...

Normali mutlaka haberdar olmaları mıdır?

- Olmamaları gayritabii bir durum. MİT KCK'nın içinde ajan bulundurdu. FETÖ'nün içine nasıl girememiş? Sonunda bir subay MİT'e geliyor da biraz istihbarat elde ediliyor. Bunu hala çözemedim.

Diğer soru işareti ne aklınızdaki?

- Askeri lise, harp okulu, sınıf okulu, kurmay olursa akademi, 10 yılın üzerinde bir eğitimden bahsediyoruz. Biz bu insanların düşüncelerini nasıl değiştirememişiz? Generaller bile var, Özel Kuvvetler'deki olayı hatırlayalım.

Semih Terzi'yi...

- Evet. Korkunç bir eğitim-öğretim süreci var. General olmuş. Yıllarca "Rehberimiz Mustafa Kemal Atatürk'tür" diyoruz. Gösterdiği yol, akıl ve bilim. Ama bu insanlar öyle bir kişiyi ölümüne takip ediyor. Ana düşünce, din devleti kurmak! Bu insanların düşüncelerini değiştirmekte başarısız kalmışız. Esas acı veren bu. Atatürk'ün ordusunda general olacaksınız ama onun 180 derece tersinde yer alacak, Türk milletine ateş edecek noktaya geleceksiniz. Bu inanılmaz bir şey! İnsanın yüreğini yakıyor.

HEPSİ FETÖ ÜYESİ DEMEK MÜMKÜN DEĞİL, BÜYÜK BİR KISMI...

Tutuklananların hepsi FETÖ'cü mü sizce?

- Ana iskelet bunlar, hiçbir tereddüt yok. Fiili hareketleri var.

Emirlerin Gülen'den geldiğine yönelik delil bulunacak mı sizce?

- Deliller çıkacak tahmin ediyorum. Ama hepsi FETÖ üyesi demek mümkün değil. Büyük bir kısmı... 15 Temmuz gecesi biraz tereddütlü hareket edenler var, Cemaat'in içinde olmayan ama müdahaleye sıcak bakan bir grup var. Sonuncusu da ne olduğunu anlamadan kendilerini olayın içinde bulan, hatta aldatılan bir grup...

Komuta kademesinin o günkü reaksiyonu ve ifadeleri eleştirildi, herkesi tatmin etmedi.

- Komuta kademesi demokrasinin yanında durdu. Darbe hareketine karşı pozisyon aldılar, tartışması yok. Bunun hakkını vermemiz lazım. Ama 15 Temmuz gecesini daha iyi yönetebilirler miydi? Evet.

Hangi noktalarda?

- Detaya girmeyelim. Mutlaka onlar da alınması gereken tedbirleri düşünüyorlardır.

Emir subaylarının, yaverlerin FETÖ'cü oldukları yıllarca anlaşılmamış. Siz 2006'da Kara Kuvvetleri Komutanı iken özel kalem müdürünüzü göndermişsiniz. Ne görmüştünüz?

- Evet, Şener Topuç. İstanbul'daki bir toplantıyla ilgili bilgileri bilgisayar üzerinden gönderdiğini öğrenmiştim sanırım. Bunu bilgisayar üzerinden Ankara'ya niye gönderirsin? Gizli bir toplantıydı. Onu o görevde ikinci yıl tutmadım. Kesin hüküm verecek durumda değilim ama bir gerçek var, şu anda tuğgeneral ve tutuklu.

Sizi şaşırtan isimler var mı tutuklananlar arasında?

- İkinci Ordu Komutanı Adem Huduti mesela. Çok kimse aynı düşünceyi taşıyor. Belki de suçsuzluğu ortaya çıkar. En azından ümit ediyorum.

Kamuoyunun yeni tanıdığı isimler ama orduda sizler bu insanlarla bir ömür geçirmişsiniz. 30-40 sene...

- İşin sırrı bu zaten... Genelkurmay'ın MİT'ten tamamen kopması çok kritik... Mesai kaçta başlıyor? 9'da. Akşam 5'e, 6'ya kadar. Karargah ve birliklerde berabersiniz. Oralarda 'istihbarata karşı koyma' diye yapılanmanız var. Sorun şu: Görev bitti, çantasını aldı, nizamiyeden çıktı. Bu noktada bizim hiçbir yetkimiz yok. TSK'nın böyle bir yapılanmaya ihtiyacı var. Amerikan, Alman ordusunda bu var: "Kişisel soruşturma". Nerede? Kışla ve karargah dışındaki yaşamda. Bunu kimse anlamıyor.

AK Parti'nin ve Cumhurbaşkanı'nın siyasi sorumluluğu var m MİT'e epey dikkat çekiyor hatta "Biliyor ama vermiyordu" diyorsunuz o dönemler için. Neden vermiyordu?

- Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sızma 1970'li yıllarda başlıyor. 1992'ye kadar etkin bir mücadele veriyor TSK. Çünkü MİT Müsteşarı'ndan bilgi akışı var. Ama 1992'den sonra MİT Müsteşarı sivilleşiyor ve bilgi akışı kesiliyor. Benim komuta zincirinde olduğum 2002-2010 arası bize MİT'ten tek bir kişiyle ilgili Cemaat bağlantılı bilgi gelmedi.

Neden acaba?

- Resmi koymamız lazım. AK Parti 2002'de iktidara geldiği zaman kendi bürokrasisi yoktu. Bürokrasinin bir kısmı ülkücü-milliyetçi, bir kısmı sosyal-demokrat, liberaldi. Bunlarla işbirliği yapmayı düşünmedi. Cemaat'in müthiş bir gücü vardı, "Ona dayanacağım" dedi. 2002-2007 arası AK Parti ile Cemaat'in 'işbirliği' dönemiydi. TSK ile direkt çatışma yoktu. Burada özel bir nokta var: Tayyip Erdoğan Cemaat'e sıcak değildi, hep mesafeliydi. Ama işbirliği yapmıştır. 2007-2011 ise 'tam ittifak' dönemiydi. Yani TSK'ya karşı icra edilen komplolara destek...

İttifakın hedefi bu muydu?

- Tam müştereklik, tam ittifak, komplolara tam destek var, bunda hiçbir tereddüt yok. "Ne istediler de vermedik" süreci. Ben bu süreçte görev yaptım. Öyle bir dönemdi ki, neyi nasıl yapacaksınız yani! Bu dönemde gerek AK Parti'nin gerek Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi sorumluluğu var, onu açık söyleyeyim. Zaten kendisi de özür diledi. "Yanlış yaptık, aldatıldık" dedi.

Nasıl bitti bu ittifak?

- 2011 seçimleri, dershaneler olayı, 3 Temmuz-Fenerbahçe olayı, benim tutuklanmam... Arkasından MİT Müsteşarı'nın ifadeye çağrılması Sayın Erdoğan için alarmdı, "Sıra bize geliyor" dedi. O noktada 'savaş' dönemi başladı. Sayın Erdoğan tek başına savaştı, yanında fazla adam olduğunu zannetmiyorum.

Yanındaki pek çok isim karşı tarafa mı yakındı?

- Aynı şeyi ben yaşadım. En büyük komplolarla karşı karşıya kaldığımız dönemde kendisine dedim ki "Bu tehdit bugün bize, yarın size". Cevabı şu oldu: "Komutanım, sen bunları çok büyütüyorsun". Bana bunu dedi. 2012-2016 arası Sayın Erdoğan, Cemaat tehdidiyle ilgili bangır bangır bağırırken etrafındakiler yüzüne söylememiş olabilir ama arkasından "Ya, bu işi çok büyütüyor" demişlerdir. Doğru mu?

Olabilir.

- Aman Allahım, 15 Temmuz'dan sonra bütün Türkiye uyandı! "Çok büyütüyorlar, böyle tehdit olur mu" diyenler bugün Cemaat'in en büyük karşıtı oldular. Onlara da söyledim: Bari bundan sonra konuşmayın. Susun bari, ayıp oluyor. Kimin nasıl baktığını, kimin nasıl destek verdiğini Türk milleti biliyor. Birdenbire 15 Temmuz akşamı mı anladınız? Bari 16 Temmuz'dan sonra konuşmayın, köşenizde durun. Susmak da bazen asalettir.

 


Kaynak: AKİT

Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER