• 12-10-2016 11:48

Bu savaş sunnilere karşıdır

DAEŞ kontrolündeki bölgelerden iki yıldır kaçanların sayısında, son iki ayda büyük bir artış var. Çünkü, DAEŞ'e yönelik operasyonlarda can güvenliklerinden endişe eden siviller çareyi, evlerini terk etmekte buluyor. Özellikle Musul'dan kaçanlar, operasyon sonrası şehrin geleceğinden umutlu olmadıklarını söylüyor.

Bu savaş sunnilere karşıdır

AL Jazeera'den Ece Göksedef ve Güray Evin'in haberine göre; Erbil yakınlarındaki Dibaga bölgesi, Haziran 2014'te DAEŞ'den kaçan Musulluların sığındığı ilk yerlerden biriydi. Musullular önce camilere ve okullara sığındı, çevre köylerden gelen yardımlarla neredeyse bir yıl buralarda yaşadı.

2015 Mart ayında Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Dibaga'ya çadır kent kurdu. Ancak Musul'dan kaçanların sayısı arttıkça kamp yetersiz kaldı. Ekim 2015'te 35 bin kapasiteli Dibaga konteyner kenti oluşturuldu.

Kamp, birbirinden farklı birçok hikayeye sahip Iraklıları barındırıyor. Aslında Bağdat, Beyci, Basra bölgelerinde yaşayan ancak Haziran 2014'te Musul'da akrabalarını ziyarete gittiğinde DAEŞ baskınına yakalananlar… DAEŞ'le işbirliği yapmadığı için tehdit edilenler… DAEŞ'i bölgeden çıkarmak için yapılan operasyonlar sırasında ya da sonrasında zor durumda kalıp kampa doğru yola çıkanlar…

Kampın girişinde erkeklere ayrılan bölümde, yeni giriş yapanlar inceleniyor. DAEŞ'le işbirliği yapmadığından emin olunan erkekler, ailesinin yanına yerleştiriliyor.

Kampın neredeyse tamamı Sünni Araplardan oluşuyor. Irak'ın neredeyse tümünde etkili olan mezhep çatışmalarının kampta da etkisini göstermemesi için IKBY yönetimi, kampa kaçan Şii Arap ve Türkmenleri, çevredeki başka kamplara yönlendiriyor.

SON İKİ AYDA YEDİ BİN KİŞİ DAHA GELDİ 

İki ay öncesine kadar 35 bini bulmayan kamp nüfusu, son iki aydır kapasitesinin üzerinde, yaklaşık 40 bin sığınmacıyı barındırıyor. Sebebi; iki yıldır DAEŞ'den kaçanlara eklenenler. Yani DAEŞ operasyonu sırasında yaşanan çatışma ve katliamlardan kaçanlar.

Bu sebeple kampın kapasitesi aşıldı. Yeni çadırlar kurulana kadar, kadınlar ve çocuklar kampın içindeki okulun bahçesinde, erkekler de camide yerlerde yatıyor. Aralarında üç günlük, bir aylık bebekler de var, iki yıldır okula gidemeyen kız çocukları da...

''BU SAVAŞ SUNNİLERE KARŞIDIR''

'Umm Ahmet' yani Ahmet'in annesi 37 yaşında. O da iki hafta önce kampa gelenlerden. Geride kalan akrabalarına zarar gelmesini istemediği için gerçek ismini ve yüzünü gizliyor.

Tikritli olan Umm Ahmet'in yaşları 6 ile 18 arasında altı çocuğu var. Tikrit'teki evlerine roket düşmesinin ardından iki yıl önce Havice'ye kaçtılar. Havice, DAEŞ kontrolündeyken köylülerin ve halkın desteğiyle içine kapalı olsa da rahat bir hayat yaşadıklarını anlatıyor Umm Ahmet:

“Havice'yi iki ay önce Irak ordusu kuşattı. DAEŞ'den kurtarmak için. Operasyon iki aydır başlatılmayınca ve diğer bölgelerle ilişkimiz tamamen kesilince yiyecek yemeğimiz kalmadı. Birkaç haftadır sadece patlıcanı ateş üzerinde ısıtıp yiyoruz. Havice'den çocuklarımızı açlıktan kurtarmak kaçtık. Yoksa DAEŞ yönetimi altında kimse birbirine karışmadan yaşıyorduk. Sonra aç kaldık, susuz kaldık, orayı terk etmek zorunda kaldık. Canımız elimize alıp yola çıktık.”

Umm Ahmet, ailesiyle birlikte Havice'de DAEŞ'den kaçması için yardım edenlerin DAEŞ'le işbirliği yapmakla suçlandığını anlatıyor:

“Onlar DAEŞ'le işbirliği yapmıyor. İşbirliği yapanlar parayla kaçırıyor insanları. Bize yardım edenler bizim iyiliğimizi istediği için anlaşmanın bir yolunu bulup bizi bedava çıkardılar dışarı. Şimdi hem onlar, hem orada kalan akrabalarım Irak ordusu tarafından suçlanıyor.”

''IRAK GÖNLÜMDEN DÜŞTÜ''

Musul'dan son iki yılda kaçanlar ise evlerine dönme umudunu kaybetmiş. Bağdat hükümetine bağlı Irak ordusu askerlerinin ve Şii milislerin yardımıyla yapılacak olan Musul operasyonunun, kentin yapısını bozacağını, bu sebeple başka radikal gruplar türeyeceğini düşünenlerin sayısı az değil. Evine dönmek için aylardır bekleyen ancak son gelişmelerden sonra bundan vazgeçen Ebu Nemir “Bu savaş Sünnilere karşıdır” diyor.

kamp1

DAEŞ'e uzun süre direndiğini ancak en sonunda geri dönme umuduyla evinden ilk nasıl kaçtığını anlatıyor Ebu Nemir:

“Aylarca DAEŞ kontrolü altında yaşadık. Dükkânlarımızdan namaz saatlerinde bizi zorla alıp camiye götürdüler, döndüğümüzde mallarımız çalınmış oluyordu. Kadınlar sokağa çıkamıyordu. Bir gün kız kardeşimi ve dört yeğenimi kaçırdılar. Aylarca onları aradım. Bu süre boyunca onlara karşı geldiğim, işbirliği yapmadığım gerekçesiyle ‘mürted' ilân edildim, görüldüğüm yerde elimin kesilmesi için karar çıktı. Ben de hemen kaçtım, aileme beni beklemelerini söyledim. On gün boyunca bir köyden diğerine yürüyerek buraya ulaştım.

Ama sonra gördük ki Musul, DAEŞ'den temizlendikten sonra eski Musul olmayacak. O zaman aileme haber gönderdim, yirmi gün önce onlar da buraya geldi.

Herkes diyor bu DAEŞ savaşıdır ama DAEŞ değil. Bu istihbarat savaşıdır. Bu savaş Sünnilere karşıdır. DAEŞ gittikten sonra başkası gelir bu şekilde. Bu savaşın içinde İran var, Rusya var. Irak dışına çıkmak için her fırsatı bekliyorum. Geri dönmeyi düşünmüyorum. Irak, gönlümden de düştü…”


Kaynak: AKİT

Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER