• 28-11-2016 13:56

Castro’yu överken,kendilerini rezil ediyorlar!

Castro’yu överken,kendilerini rezil ediyorlar!

Castro’yu överken,kendilerini rezil ediyorlar!

Emperyalist devletlere yönelik her başkaldırıya destek veririm.

Sömürgeci devletlere her itiraza koltuk çıkarım..

Bu kapsamda, ABD’ye yönelik her dik duruşa sempati ile yaklaşırım.

Ama..

4 yılda bir... 5 yılda bir...

Ya milletvekili seçimi, ya belediye seçimleri, ya da cumhurbaşkanı seçimi olan Türkiye’de.. En solundan en sağına kadar..

Onlarca partinin adaylarının girdiği seçim sonucunda halkın % 52 oranında tercih ettiği lidere, diktatörlük suçlamasında bulunanların..

Öyle ki..

Türkiye’de Cumhurbaşkanı seçilenler de, öyle seçildikçe ömür boyu oraya oturma imkanları da olmadığı halde..

Türkiye için diktatörlük suçlaması yapanların..

Başkanlık sistemine geçilmesi halinde, diktatörlüğün daha da katmerleşeceğini iddia edenlerin..

1300-1900 yılları arasındaki şartları düşünmeden, Osmanlı’nın hemen tüm padişahlarına.. Yönetimin “babadan oğula geçmesi” bahanesi ile küfür edenlerin..

Küba’yı 1959’dan bu yana hem diktatörlükle, hem de saltanatla yönettiğini ispatlayan Fidel Castro’ya ölümsüz bir aşk beslemeleri, onlar adına benim yüzümü kızartıyor..

Açın sol gazeteleri. Açın sol dergileri.. Açın solak tv ekranlarını..

Onların hepsinin temsilcisi konumundaki Cumhuriyet gazetesini..

Ne iddia ediyorlar?

Tayyip Erdoğan, diktatör..

Oysa devletin en tepesine çıkalı, daha iki yıl oldu..

Başkanlık sistemi gelmezse, 10 yılda o makamdan ayrılacak.

Başkanlık sistemi gelirse.

Haydi diyelim, geçici kurallar gereği..

Cumhurbaşkanlığı dönemi belki sayılmayacak, dolayısı ile bu süre 14 yıla çıkabilecek..

Ama tamamı bu kadar..

Peki âşık oldukları..

Cumhuriyet gazetesinde, dün göbekten tam iki sayfa ayırarak, “Küba’nın efsane lideri” dedikleri..

“Dünyaya ilham kaynağı oldu” dedikleri..

“Atatürk’ü örnek aldı” dedikleri..

“Ömrünü devrime adadı” diye göklere çıkarttıkları..

Kısacası, öve öve bitiremedikleri Fidel Castro kaç yıl devletin tepesinde kalmış?

1959’da başbakanlık koltuğuna oturmuş.

Oturuş o oturuş..

1976’da devlet başkanlığına geçişine kadar, o koltukta tam 17 yıl kalmış.

Haydi bunu es geçelim..

Hak ettiyse otursun..

1976’da ise, devlet başkanlığına geçmiş..

Aslında bu iki makamın Küba için pek bir farkı yok ama..

Haydi diyelim ki farkı var..

1976’da devletin en tepesine oturduktan sonra..

Ne zamana kadar orada kalmış?

2006’ya kadar..

Yani tam 30 yıl da devlet başkanlığı koltuğunda kalmış..

Sağlık sebebi ile, kardeşine bırakmış koltuğu..

Osmanlı’ya gelince..

“Ne bu ya.. Koskoca devletin yönetimi, babadan oğula geçiyor.. Bu padişahlık da neymiş” diyerek. 

1300’lerin, 1400’lerin, 1500’lerin 1600’lerin dünyasındaki yönetim biçimini eleştirenler, 2006 dünyasında “abi”den, sağlık koşullarının sebebiyet verdiği zorunluluk sonucu “kardeş”e geçen devlet başkanlığını, büyük övgü ile izleyenler..

Hiç sormuyorlar: “Abiyi anladık da.. Abiden kardeşe, devlet başkanlığı mı geçermiş” diye..

Ağızları açık, “Küba” diyorlar. “Fidel” diye yatıyorlar. “Castro” diye uyanıyorlar..

¥

Bir küçük not daha vereyim..

Küba’nın yönetim sisteminde, seçim falan numaradan ama..

Varsayalım, seçimleri gerçekten yapıyorlar..

Peki o dandik seçimler sonucu, ne seçiyorlar? 

Yani, “parlamenter sistem-başkanlık sistemi” ayrımı açısından, sistemleri neye benziyor?

Yarı başkanlık sistemine..

Aaaa?!

Bizim solcuların, Küba’da göklere çıkardıkları Castro’nun, tek adam olduğu ülkesinde yıllardır cari olan sistem yarı başkanlık sistemi mi?

Aynen öyle..

Küba’da Castro o sistem ile seçilince, “efsane lider, efsane ülke”..

Türkiye’de başkanlık sistemi konuşulmaya başlanınca..

“Sakın ha.. Cııız”

Nasıl bir çizgi bu?

Yarı başkanlık sistemini, Castro için biçilmiş kaftan olarak görenler..

“Atatürk’ü örnek aldı” diye başlık da atarak..

Akılları sıra, Atatürk’e övgüde bulunurken..

Hiç düşünmüyorlar mı?

Castro gibi bir diktatörün.. 1959’dan bu yana devleti yöneten bir adamın.. Atatürk’ü örnek alması, övünülecek değil, olsa olsa utanılacak bir durum olabilir diye hiç mi akıllarına gelmiyor..

Allah böyle akılsız dostlar yerine, akıllı düşmanlar versin.. 

Atatürk’e de..

Castro’ya da..

Tayyip Erdoğan’a da..

Hepimize de..

 


Kaynak: YENİAKİT
Editör: EMİNE BARMANBAY

Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER