• HABERLER
  • GÜNDEM
  • FETÖ'cü Cemal Uşşak Erbakan'a böyle hakaret etmiş!
  • 26-08-2016 18:18

FETÖ'cü Cemal Uşşak Erbakan'a böyle hakaret etmiş!

Fetullah Gülen'in onursal başkanlığını yaptığı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı (GYV)'nın eski başkanlarından olan ve dün ölen Cemal Uşşak'ın Milli Görüş Lideri Merhum Necmettin Erbakan'a hakaret ettiği ortaya çıktı.

FETÖ'cü Cemal Uşşak Erbakan'a böyle hakaret etmiş!

Konuyla ilgili ayrıntıları ve hatıralarını kaleme aldığı yazısında çarpıcı ayrıntılara yer veren Gazeteci Yazar Muharrem Coşkun bakın neler yazdı...

Fetullah Gülen'in fahri başkanlığını yaptığı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı (GYV)'nın eski başkanlarından Cemal Uşşak önceki gün vefat emiş (Toprağı bol olsun).. 

Kendisiyle hayatım boyunca yalnız ve yalnız bir defa karşılaşmak durumunda bulunmuş, onda da Milli Görüş Lideri'ne hakaretine tanık olmuştum.... İsterseniz sözü uzatmadan, FETÖ'nün kurmaylarından olan Uşşak'la yaşadığım tek hatırayı sizinle paylaşayım;

2010 yılını işsiz geçirmiş, 2011 yılı başında da Star Gazetesi'nde işe başlamıştım.. İşbaşı yapalı henüz bir ay olmamıştı.. (Sanıyorum şubat ayının ilk on günü).. Gazete yönetimi davet etmiş, GYV yöneticileri ile akşam yemeğinde buluşacaktık... Tabii o zamanlar Fetullah Gülen, Star başta olmak üzere hükumete yakın kurum ve medya organlarında 'tanrı' gibi görülüyordu, Gülen'i azıcık eleştirel cümle kurmak işten kovulma sebebiydi.. 
Her neyse.. 

Ve Güneşli Kübban'da buluştuk....

'GAZZE İÇİN İSRAİL'LE KÖTÜ OLAMAYIZ'

Hatırladığım kadarıyla toplantıda, GYV'den Cemal Uşşak, Mustafa Yeşil, Erkan Tufan Aytav'la birlikte 7 kişi vardı.. Bizler de yayın yönetmenimiz de dahil 7 veya 8 kişi idik..

Sohbet epey derinleşti.. O günlerde Mavi Marmara şehitleri için Gülen'in'Otoriteden izin alınmalıydı, İsrail saldırısında ölenlere şehit denilemez'mealindeki sözlerine kamuoyunda büyük tepki vardı..

Bunu o akşam sormuştum mesela GYV yöneticilerine; 
"Cemaat içinden de bu sözlere tepki geldi mi?" diye...

Fetullahçı vakfın yöneticileri Mustafa Yeşil ve Cemal Uşşak hararetle; 
"Hayır, Türkiye bir Gazze için koskoca İsrail'i karşısına alamaz, Hocaefendi'nin haklılığı daha iyi anlaşılacak" mealinde cevap vermişlerdi..

İŞİNİ YAPSIN DA CIA ÜYESİ OLSUN..

Yine, "170'e yakın ülkede okullarınız var, bu okullarda dil İngilizce, lakin görev alan öğretmenlerin CIA ile çalıştığı iddiaları var, bu doğru mu?" sorusu da benden gelmişti..

GYV yöneticileri buna da (Mustafa Yeşil) "Biz ders veren öğretmenlerin işini yapıp yapmadığına bakarız, hangi kurum ve kuruluşa üye diye sormayız" demişti..

Sorularımdan GYV yetkililerinin rahatsız olduğunu yüzlerinden ve bakışlarından tahmin edebiliyordum..

Sohbet ilerlemiş, söz bir şekilde Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın  tutuklanmasına gelmişti..

SONUNUZ HANEFİ AVCI GİBİ OLUR

GYV yetkilileri Hanefi Avcı'nın tutuklanma sürecini anlatırken itiraf mahiyetinde şu ifadelere yer veriyordu:

"Hanefi Avcı o kitabı (Haliç'te Yaşayan Simonlar) yayımlamadan önce baskı aşamasında bize geldi, 'Abi, teşkilattaki adamlarınızla konuşun bizimle uğraşmasınlar, birlikte sorunsuz gidelim, bize huzur vermiyorlar.. Bunu yaparsanız kitaptaki sizinle alakalı bölümü çıkarabilirim' dedi. Pazarlık için gelmişti. Biz de kendisine, sorunu bizimle değil o arkadaşlarla çözün, biz buna karışamayız dedik. Kim haklı ise o kazansın.. Avcı da o bölümü yayımladı ve sonrası malum.."

Evet aynen bu minvalde konuşmuşlardı..

Hatta o kadar özgüven patlaması vardı ki, bir ara bir arkadaşımız, 'şu dediğiniz olmazsa ne olur' diye başka bir konuda soru yöneltince gülerek; "Sonunuz Hanefi Avcı gibi olur" demekten de geri durmamışlardı..

(Bu vesile ile ben GYV arşivinin mutlaka irdelenmesini, özellikle Star yöneticileri ile yapılan o geceki sohbet kaydının bulunmasını istiyorum.. Zira orda alakadarlar için epey itiraf mahiyetinde açıklama bulacaklardır..)

Her neyse, söz nerelere gitti bir anda..

Gelelim asıl konumuza...

Yemekli sohbet bitmiş, tek tek vedalaşıyoruz artık..

Kübban'ın alt kat çıkışından bizleri tokalaşarak Cemal Uşşak uğurluyor..

ERBAKAN'I NE DİYE ARAYALIM

O günlerde de merhum Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ağır hasta idi.. Hastanede tedavi görüyordu.. Yani son günleri idi..

Elini tuttum ve Cemal Uşşak'a, "Ecevit için hastalandığında mesajlar yağdırdınız, Baykal'ın kaseti için bile Baykal'a geçmiş olsun mesajı yayımladı Hocaefendi.. Erbakan Hoca kaç gündür ağır hasta, hiç mesaj duymadık sizden ve Gülen'den" dedim.. 

Uşşak'ın cevabı enteresan ve Erbakan'a bakışlarını özetler mahiyette idi:
"Erbakan'ın ahı gitmiş vahı kalmış, her tarafı patlamış.. patlamayan lastiği yok.. Neyini arayalım.." (Bu ifadeleri yazarken özür diliyorum)

Ne diyeceğimi şaşırmıştım, ayak üstü ve son anda tokalaşırken müthiş bir hezeyan... Aslında şaşırmamıştım.. Zira Erbakan'ın varlığı en fazla İsrail ve onları rahatsız ediyordu..

Şimdi Uşşak ölmüş, rahmet dileyemiyorum.. Vallahü azizün züntikam.. 


Kaynak: AKİT

Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER