• 07-09-2016 08:31

‘Güvenli bölgede konut yapabiliriz’

Çin’de düzenlenen G20 Zirvesi’nden dönen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönüş yolunda gazetecilere mesajlar verdi.

‘Güvenli bölgede konut yapabiliriz’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan G20 Zirvesi için çıktığı 4 günlük Çin gezisini tamamladı. Hangzou şehrinde yapılan ve dünyanın çok yakından takip ettiği zirvede Putin’le, Obama’yla, Merkel’le, Suudi Prens Bin Selman’la, Tusk’la, Juncker’le önemli görüşmeler gerçekleştiren Erdoğan dönüş yolunda beraberindeki gazetecilere kritik mesajlar verdi.

Cumhurbaşkanı dönüş yolunda şunları söyledi: “Türkiye olarak büyümenin G20 ülkeleriyle birlikte tüm dünyaya yayılması ana fikrine, kapsayıcılık konusuna biliyorsunuz Antalya G20 zirvesinde bizler özel bir önem vermiştik. Hangzhou zirvesinde G20 liderleri olarak sürdürülebilir kalkınma için 2030 gündeminin uygulanmasına yönelik de bir eylem planını bugün kabul ettik. Bir sonraki G20 zirvesi 7- 8 Temmuz tarihlerinde Almanya’nın Hamburg eyaletinde olacak. Bizler ilk çeyrekte Türkiye olarak 4.8 büyümeyi yakaladık. Şu anda G20 ülkelerinin hemen hemen büyük bir çoğunluğu daha artıya geçme noktasında bile değil. Çoğu ekside.

Merkel olumlu

Mülteci sorunu konusunda dünya maalesef iyi bir sınav veremedi ve hâlâ veremiyorlar. Bazı ikili görüşmeler yaptık. Gerek sayın Putin’le gerek sayın Obama’yla, Sayın Merkel’le görüşmeler bunlar arasında. Sayın Merkel’in mülteci sorununa daha olumlu yaklaştığını açıkça söyleyebilirim. Körfez’le bazı görüşmeler yaptığımızı söyledik. Oralardan da alınacak desteklerle, oluşturulacak güvenli bölgede, hatta gerekirse Türkiye’nin güney sınırında mülteciler için yerleşimiyle ilgili adımlar atılabilir. Güneyden kastım, Hatay’dan doğuya doğru uzanan bölge.

Bunlar küresel şebeke

‘Bir musibet bin nasihatten evladır’ derler. Yaşananlardan alınacak dersler var. Biz gereken dersleri çıkarıyoruz, inanıyorum ki her kesim kendince gereken dersleri çıkarıyordur. Ama son zamanlarda, bazılarının yine o eski günlere dönme hasreti içinde olduklarını görmek bizleri üzüyor. ‘KHK’lara karşıyım’ vb. yaklaşımların doğru olmadığını düşünüyoruz. Şu andaki OHAL’in geçmiştekilerle hiçbir ilgisi yok. Eskiden OHAL ilan edildiğinde bakkallar, marketler hemen boşaltılırdı; evlerde stoklar yapılırdı. Şimdi böyle bir şey yok.. Bizler yaşananların ardından, FETÖ denilen bu örgüt konusunda tüm dünyayı uyaracağız. Bunların, 170 ülkede örgütlenmesi var. Küresel bir şebeke bunlar. 15 temmuzda ülkemizde cereyan eden bu vakanın yarın nerelerde cereyan edeceği bilinmez. Buralarda, nasıl 40 yılda Silahlı Kuvvetler, Polis Teşkilatımız, yargı ve bakanlıkları ele geçirme fırsatını buldularsa, ayrı şeyi başka yerlerde de deneyebilirler.

Şehitlerimiz olsa da, son operasyonlarda, Çukurca çevresinde, Aktütün’de, bütün o bölgelerde, Derecik’te onlara da ağır bedeller ödettik. 15 Temmuz sürecinde tutuklamalar da oldu ama netice itibarıyla, ordumuz daha güçlü hale geldi. En azından askerlerimize bir özgüven geldi.”

ABD’ye Menbic teklifi

Cumhurbaşkanı “Suriye’de bir güvenli bölgeyi kendi imkanlarımızla oluşturduk gibi bir durum mu söz konusu?” sorusu üzerine haritadan işaret ederek şunları anlattı:

“Çok kısa sürede Cerablus alındı. DAİŞ, Cerablus’tan çekilmek zorunda bırakıldı. Güney’e doğru inmeye başladılar. Aslında biz Menbic konusunda daha önce Obama’ya bir teklifte bulunmuştuk. Görüşmemizde, ‘Menbic kesinlikle Araplarındır, oraya PYD, YPG falan gelmeyecek’ demişti. Nitekim Menbic’te yaşayan Araplar’ın oranı yüzde 90-95. Ama buna rağmen, oradan PYD’lileri yukarıya çıkarmak istediler. Biz ise kendisine tam aksine tersten gidip yukarıdan inmeyi teklif etmiştik. ‘Bu 2-3 ay sürer’ diyerek teklifimize yanaşmamışlardı.

Rakka’da bir sıkıntı yok

Şimdi Cerablus’u terk etmek zorunda kalan DAİŞ, Bab’a gidiyor. DAİŞ’in tabii en önemli merkezi de Rakka. Obama, özellikle Rakka konusunda beraber bir şeyler yapmak istiyor. Biz de bu noktada bizim açımızdan bir sıkıntı olmayacağını belirttik. Bu arada El Rai’de yine askerimizin lojistik desteğiyle mesafe alınınca, ılımlı muhalifler oradan Doğuya doğru ilerlemeye başladılar. Fırat’la bir köprü vardı. Köprü bizim tasarrufumuzda değildi ama hayati önemi olan, stratejik bir konumu olan köprü de bu süreçte alınmış oldu. Köprü alınınca iş çok daha rahat hale geldi. Şu anda Menbic’le yukarıda tasarruf altında olan yer arasında, 11 kilometre, ondan sonra Menbic’le El Bab arasına baktığımız zaman orası da yaklaşık 36 kilometre filan. Şu anda, orada temkinli bir şekilde bölgeyi kontrol altına almış vaziyetteler.”

Kastettiğim kamp değil

Erdoğan, “Alınan yerlerde mülteciler için bir kamp mı oluşturulacak?” sorusuna “Hayır, benim kastettiğim kamp değil. Ben, güvenli bölgenin oluşturulması halinde, altyapısı da dahil olmak üzere orada mültecilerin pekala yerleşebilecekleri konutlar yapabileceğimizi söylüyorum. Benzer yerleşimlerin, Güneyimizde de söz konusu olabileceğini söylüyorum. Bizim sınırlarımız içerisinde de böyle bir şey düşünülebilir. Mültecilerin içinde çok vasıflı insanlar var. Gerekirse bu tür insanlar için Konut Edindirme Vakfı gibi veya Kimsesizleri Konut Edindirme Vakfı gibi bir vakıf kurulabilir. Dairesinin, evinin bedelini ödeyen, tapusunu alabilir. Ödeyemez ise daire vakıfta kalmış olur.. Bizim tarafta zaten TOKİ’nin satılmamış evleri var. İmkan dahilinde, belki onlardan da yararlanılabilir. Ahıska Türklerine yaptığımız gibi Suriyeli mültecilerin bir kısmına da konut edinme konusunda yardımcı olunabilir” yanıtını verdi. 


Kaynak: HABER 7

Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER