• 26-08-2016 08:42

İşgal değil insanlık için...

STK’lardan “Fırat Kalkanı” operasyonuna destek. Uzmanlar, Cerablus harekâtının; Türkiye’nin sınırını güvene almasının yanı sıra insani yardım faaliyetlerinin de sağlıklı gidebileceği bir koridorun oluşturulmasına imkân sunacağını ifade ettiler.

İşgal değil insanlık için...

FETÖ’ye mensup üniformalı teröristler tarafından milli kurumların bombalandığı, sivil halkın tarandığı 15 Temmuz darbe girişimi ile sarsılan Türkiye, ‘Fırat Kalkanı’ harekâtıyla yeniden şaha kalktı. Türk Silahlı Kuvvetleri Müşterek Özel Görev Kuvveti ve koalisyon hava kuvvetlerinin, Suriye’nin Halep kentine bağlı Cerablus bölgesinin terör örgütü DAEŞ’ten temizlenmesi amacıyla gerçekleştirilen “Fırat Kalkanı” operasyonu sağlam bir taktik, doğru hedefe odaklanma ve motivasyonla amacına kısa sürede ulaştı. Türkiye’nin kırmızı çizgilerini korumak üzere yaptığı operasyonunun bir işgal hareketi olmadığını dile getiren uzmanlar, Cerablus harekâtıyla; Türkiye’nin sınırını güvene alınmasının yanı sıra insani yardım faaliyetlerinin de sağlıklı gidebileceği bir koridorun oluşturulmasına imkan sunacağı bir güvenli bölge için ilk adımın atıldığını söylediler. 

BURHAN: TÜRKİYE’NİN AMACI GÜVENLİ BÖLGE 

Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan, “Fırat Kalkanı” operasyonuyla bölgede huzurun amaçlandığını belirtti. “Cerablus’a yapılan harekât, Suriye halklarını özgürleştirmek için yapılmış bir girişimdir. Suriye’nin toprak bütünlüğünü, barışını, kardeşliğini esas alan Cerablus harekâtı, demokrasiye, özgürlüğe katkı sağlayacaktır” diyen Burhan, şöyle konuştu: “PYD’nin tek yönlü işgal ve soykırımına; Türkiye Cumhuriyeti Devleti, diğer halkların barış ve kardeşliğini sağlamak, Ortadoğu’da huzur ve sükûneti sağlamak için yapmış olduğu bir özgürlük harekâtıdır. Kesinlikle bir işgal söz konusu değildir. Türkiye, Suriyelilere en fazla yardım eden ülkedir. Türkiye, ‘Fırat Kalkanı’ ile Suriye’ye barış, kardeşlik götürecek. Türk askerinin orada olması, güvenli bölge için atılmış ilk adım olacak. Gerek PKK’nın gerekse DAEŞ’in Suriye halkına yapmış olduğu zulümlere ‘dur’ diyecek. Türkiye’nin amacı bölgenin güvenliğini, istikrarını ve huzurunu sağlamaktır. O yüzden güvenli bölge de oluşmuş demektir.“ 

SAMBUR: İNSANİ YARDIMA İMKAN SUNAR

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Sambur da, Suriye’de yaşanan iç karışıklığın, Türkiye’nin güvenliğini tehdit ettiğini söyledi. Sambur, “Suriye savaşı dediğimiz olgu, Türkiye’nin uzak kalamayacağı kriz durumunu ifade ediyor. Suriye’deki terör örgütleri, Türkiye’ye yönelik birçok saldırıda bulunuyorlar. Bunun son örneğini Antep saldırısında yaşadık. Tüm bunlar dikkate alındığında Cerablus harekâtı, Türkiye’nin kendi güvenliğini sağlamak için her şeyden önce gerekli olan bir harekâttı” diye konuştu. Suriye’de iç savaş mağdurlarının olduğuna işaret eden Prof. Dr. Sambur, şu ifadeleri kullandı: “Türkmenler, Kürtler, Araplar birçok Müslüman grup,  bu savaşlar sonucunda mazlum duruma düşüyor. Türkiye de bir taraftan söz konusu gruplara yardım etmeye çalışıyor. Cerablus harekâtı Türkiye’nin sınırını güvene aldığı gibi insani yardım faaliyetlerinin de sağlıklı gidebileceği bir alanın, bir koridorun oluşturulması için de önemli bir imkan sunuyor.” 

İÇTEN: KÖRLERİ Mİ OYNAYACAKTIK? 

24. dönem AK Parti Diyarbekir Milletvekili Cuma İçten ise, Suriye’de rejimin ülkeyi kontrol edemediğini söyledi. Suriye içerisinde yaşanan iç savaşın Türkiye’yi de derinden etkilediğini kaydeden İçten, “Türkiye, Suriye’nin komşusudur. O yüzden Suriye’de yaşanan olumlu-olumsuz her hadiseden ister istemez etkileniliyor. Özellikle DAEŞ, PYD-YPG’nin kendi aralarındaki çatışmalar, rejimle ilgili yaşanan sorunlardan dolayı bölgedeki bütün illerimiz, her alanda zarar gördü. ABD Amerika kıtasından, Rusya Avrupa’dan gelip Suriye’ye müdahil oluyorsa; biz yanı başımızda insanlar ölürken, şehirlerimize bombalar düşerken körleri sağırları oynamamızı kimse bizden beklemesin” ifadelerini kullandı.  

TAMAMEN İNSANİ BİR HARekÂT

“Fırat Kalkanı” harekâtının gecikmiş bir operasyon olduğuna dikkat çeken Cuma İçten, şöyle devam etti: “Bir yıl önce yapılması gerekirdi. Gecikmiş de olsak; şu an yaptığımız harekât çok doğru bir adımdır. Orada yapılanan YPG, Kürtlerin de olmadığı bölgelere, özellikle Sünni Müslümanların yaşadığı yerlere ciddi zulümler yaptı. Aynı zamanda DAEŞ de muhafazakarları katletmeye devam ediyor. Garip olan ise DAEŞ’in çekildiği yerlere, YPG’nin geçmesidir. Bu da aralarında bir ilişkinin olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye, kendi köklü medeniyetinden gelen kişilere insani yardım götürebilmesi adına bu hareket kaçınılmazdı. Bunu da insanlık onuru adına yapıyor. Hem kendi sınır güvenliğini sağlamış olacak, hem de oradaki insanların can güvenliğini sağlıyor.”

 


Kaynak: AKİT

Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER