• 08-08-2016 13:13

İstanbul'u kurtaran albay

FETÖ'cü hainlerin 15 Temmuz'da yaptığı darbe girişimi sırasında Piyade Kurmay Albay Sait Ertürk ve arkadaşı Piyade Albay Davut Ala'nın verdiği mücadele İstanbul'da kilit rol oynadı.

İstanbul'u kurtaran albay

Sait Ertürk'ün eşi Ceylan Ertürk darbe girişimini nasıl öğrendiklerini,"Televizyonu açtıktan sonra olup biteni görüyor ve bir arkadaşını arıyor. Devre arkadaşı 'Komutanım, emir komuta zinciri dışında cemaat sanırım bir kalkışma yapıyor' diyor" sözleriyle anlattı. Ceylan Ertürk, "Taziye için beni arayan komutanlardan şu ifadeyi kullananlar oldu; 'Sait olmasaydı, bugün İstanbul yoktu.' Tabii ben bunun yanına Davut Albay'ı da ekliyorum" dedi.

FETÖ mensuplarının darbe girişimini duyar duymaz harekete geçerek destan yazanlardan biri de 47 yaşındaki 3. Kolordu Komutanlığı Yar Başkanı Piyade Kurmay Albay Sait Ertürk oldu. Hain girişim üzerine komutanları ve devreleriyle hemen iletişime geçen Ertürk, evinde arkadaşı Kartaltepe Kışlası Komutanı Piyade Albay Davut Ala ve bir astsubayla buluşarak, istişarelerde bulundu. Toplantı sonunda, Ertürk'ün de iki yıl önce görev yaptığı 66. Zırhlı Tugay Komutanlığının darbeye desteğinin engellenmesine karar verildi.

Ertürk ve Ala, tamamen kendi inisiyatifleriyle, yanlarına aldıkları üç polis ve üç uzman çavuşla tugaya giderek, o kara gecenin en önemli mücadelelerinden birini verdi. İki komutanın liderliğinde kurulan dörder kişilik iki tim, tankların, silahların ve askerlerin dışarı çıkmasını engelleyerek, tugay içindeki hareketlenmeyi durdurdu. Tugayın darbeye katılımını engelleyen Sait Ertürk, tek kurşunla şehit düşerken arkasında 8 ve 18 yaşlarında iki kız çocuğunu ve eşini bıraktı. Mücadelede 7 kurşunla yaralanan Davut Ala'nın ise tedavisi sürüyor.Piyade Kurmay Albay Sait Ertürk'ün cenazesi, Ankara'da Cebeci Şehitliği'nde toprağa verildi.

EŞİ YAŞANANLARI ANLATTI

Şehit Piyade Kurmay Albay Sait Ertürk'ün eşi Ceylan Ertürk, olay gecesi yaşadıklarını ve eşiyle konuşmalarını anlattı. Darbe girişimini iki kızıyla bulunduğu Akçay'da televizyondan öğrendiğini belirten Ertürk, bunun üzerine büyük kızının neler olduğunu sormak için hemen babasını aradığını dile getirdi. Ertürk, gece boyunca eşini gerek telefonla arayarak gerek mesaj atarak, neler olduğu ve ne yaptığı konusunda bilgi sahibi olmaya çalıştığını söyledi.

Ceylan Ertürk, yaşananları şöyle dile getirdi:

"Kızım aradığında Sait yürüyüşte. Kızımıza ne olduğundan haberi olmadığını ve eve gelince arayacağını söylüyor. Televizyonu açtıktan sonra olup biteni görüyor ve bir arkadaşını arıyor. Devre arkadaşı 'Komutanım, emir komuta zinciri dışında cemaat sanırım bir kalkışma yapıyor.' diyor. Sonrasında Sait, iki sene önce görev yaptığı 66. Zırhlı Tugay Komutanlığında Kartaltepe Kışla Komutanı olarak görev yapan arkadaşı Piyade Albay Davut Ala'yı arıyor. 66. Zırhlı Tugay, çok fazla mühimmat ve teçhizat olan bir tugay. Albay Davut Ala, darbe girişiminde yaralanan albay. Telefonda irtibat kurup, 'Davut ne yapacağız?' diye soruyor ve eve çağırıyor. Davut Albay, eşim ve Sait'in yanında çalışan bir astsubay, bizim evde buluşuyor ve istişarede bulunuyor, ne olup bittiğini anlamaya çalışıyorlar. Sonuçta, kendi inisiyatifleriyle 66. Tugay'a gitmeye karar veriyorlar."

 

'BU İŞ SABAHA BİTER'

Telefonda konuştukları eşinin sakin olmalarını, telaş yapmamalarını istediğini anlatan Ceylan Ertürk, "Bir konuşmamızda çok heyecanlıydı. 'Sakin olun, bu iş sabaha biter, hepsini derdest ederiz.' dedi." diye konuştu. Ertürk, eşiyle olan konuşmaları ve arkadaşlarının anlatımlarına göre, eşi ile Davut Albay'ın kolordudan gelen araçla polisin yolları kapatması nedeniyle ulaşamadıkları kışlaya Davut Albay'ın tanıdığı vali yardımcısı vasıtasıyla iki polis eşliğinde gönderilen araçla gittiklerini aktardı.

Bu sırada eşinin telefon etmek yerine attığı mesaja "Hayatım merak etme, sağ olsun vali yardımcısı araç gönderdi, Davut Albay, ben, iki polis arkadaşla yoldayız. Halkımız da burada. Onların da desteğiyle sabaha kadar hainleri toparlayacağız." yanıtını verdiğini kaydeden Ceylan Ertürk, bunun eşiyle son iletişimi olduğunu söyledi.

Ceylan Ertürk, "Eşim, 66. Zırhlı Tugay'da 2 yıl önce Tugay Komutan Yardımcısı olarak görev yaptı. Kendini sorumlu hissetmiş. 'Biz gidelim, orası benim eski tugayım, personelin bir kısmı beni tanıyor, ben onları ikna ederim, bu işe kalkışmazlar.' fikriyle oradaki kalkışmayı engellemek için gidiyor. Anlatılanlara göre, vardıklarında önce büyük bir kalabalık görüyor tugayın dışında. 66. Zırhlı Tugay'ın Kartaltepe Nizamiyesinde araçtan iniyorlar. Tugaydan öncesinde birkaç tank çıkmış ve zaiyata neden olmuş. Onun üzerine halk orada toplanmış. Sait sivil olduğu için kimliğini göstererek, kendisini halka tanıtıyor. 'Biz bu hainleri yakalamaya geldik, bu olayları bastırmaya geldik.' diyerek halkı teskin edici bir konuşma yapıyor. Halk neyin ne olduğunu görünce hatta 'En büyük asker bizim asker' diye tezahürat yapıyor." ifadelerini kullandı.

'YAPTIĞINIZ VATAN HAİNLİĞİ'

Ceylan Ertürk, eşi, Davut Albay ve iki polisin nizamiyeden hücum yeleği ve silahistediklerini belirterek, şunları anlattı:

"Davut Albay'ın yanında iki polis bir uzman çavuş, Sait'in yanında bir polis iki uzman çavuş iki ayrı tim oluyorlar, karargaha doğru ilerliyorlar. Sait, karşısına çıkan askerlere 'Devletten yana mısınız, hainlerden yana mısınız?' diye sorarken, 'Devletten yanayız' diyenleri de yanına alıyor. Karşısına çıkan gruplara teslim olmaları gerektiğini, yaptıklarının vatan hainliği olduğunu söylüyor ve kışla içerisinde bu kalkışmaya karışan askerleri ikna ederek, etkili bir konuşmayla olayların yatışmasını sağlıyor, tankların ve silahların dışarı çıkmasını engelliyorlar. Karargaha varana kadar geçen birkaç saat içinde tugay içindeki hareketlendirmeyi durduruyorlar. Taziye için beni arayan komutanlardan şu ifadeyi kullananlar oldu; 'Sait olmasaydı, bugün İstanbulyoktu.' Tabii ben bunun yanına Davut Albay'ı da ekliyorum."

İki timin farklı noktalardan hainleri yakalamak ve güvenlik birimlerine teslim etmek maksadıyla karargaha doğru ilerlediğini dile getiren Ertürk, şöyle devam etti:

'TESLİM OLMANIZI EMREDİYORUM'

"Davut Albay bir yönden, eşim bir yönden gidiyorlar. Karargaha önce Davut Albay geliyor ve kimsenin olmadığını görüyor. Eşimi arayarak 'Komutanım kaçmışlar.' diyor. Çatışma sesleri duyuyor. Bu arada kalkışmacıları yakalamak için karargaha arkadan yaklaşan eşim ve beraberindeki bir polis iki uzman çavuşun karşısına hainler çıkıyor. Sait onlara önce kendisini tanıtıyor, 'Ben 3. Kolordu Harekat Yar Başkanı Albay Sait Ertürk, teslim olmanızı emrediyorum' diyor. Karşı taraf da 'Sen bize teslim ol' diyor. Çıkan çatışmada önce polis arkadaşımız, sonra eşim şehit oluyor. Davut Albay silah seslerini duyunca beraberindeki ekiple geliyor. Açılan ateş sonucu Davut Albay 7 kurşunla yaralanıyor, yanındaki iki polis şehit oluyor. Eşim sağ tarafından giren tek kurşunla şehit oluyor."



Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER