• HABERLER
  • GÜNDEM
  • Müslüman kadınları örtünmekten (!) alıkoyan nedenler
  • 29-11-2016 20:53

Müslüman kadınları örtünmekten (!) alıkoyan nedenler

Kur'an-ı Kerim'de Nur Suresi 31. ayette başörtüsü kesin olarak emredildiği halde, 'ben müslümanım, Allah'a inanıyorum' diyen kadınlar niçin örtünmez. İşte tespit edilebilen 21 neden...

Müslüman kadınları örtünmekten (!) alıkoyan nedenler

Kur'an'da Nur Suresi 31. ayette başörtüsü kesin olarak emredildiği halde, 'ben müslümanım, Allah'a inanıyorum' diyen kadınlar niçin örtünmez. İşte tespit edilebilen 21 neden:

1. Hanım kimselerin başını taçlandıran ayetin, hakkı ile idrak edilemeyişi

Kur’ân-ı Kerim’de mealen buyuruluyor ki: “Mümin kadınlara söyle (yabancı erkeklere bakmaktan) sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, (el, yüz gibi) görünen kısmı hariç, ziynetlerini (saç ve gerdan gibi ziynet takılan yerleri) göstermesinler, başörtülerini yakalarına kadar (saç, kulak ve gerdanlarını) örtsünler!”   [Nur Sûresi, 31.Ayet]

Bir âyet-i kerime meali de şöyledir: “Ey Nebi, hanımlarına, kızlarına ve mümin kadınlara(dışarı çıkarken) cilbablarını(dış kıyafetlerini) giymelerini söyle! Bu,onların tanınıp, eza görmemelerine daha uygundur.” [Ahzab Sûresi, 59.Ayet]

2. İslâmiyetin kadınlara verdiği değerin anlaşılamaması, yanlış algılanılışı

(Şimdi bir düşün; verilen bu değer öyle kıymetli ki, annelik ile lutüflandırılan hanımın ayaklarının altına Cennet seriliyor.)

“Cennet anaların ayağı altındadır.” (Hadîs-i Şerif-Nesâî, Ahmed bin Hanbel)

3. Güzelliği örtmenin nefse verdiği, verebileceği ağırlığa dayanıksızlık, za'fiyet

O (kötülüğü emreden) nefistir ki; her an insan ile beraber ancak insana karşıdır, düşmanın sayabileceklerinin başında bulunanlardandır. İstediği, iyiliğin değil; çoğu zaman zahmetsiz, sana kolay olandır.

4. Tesettürlü insanlar pek çok ortam ve durumdan mahrum kalır fikri

Aslını bilmek ister isen; bu düşüncen, farklı yönü ile doğrudur. Tesettürlü olmak insanı çokça ortam ve durumdan uzak tutar. Fakat bu ortamlar; sana günah kazandırabilecek, meşru olmayan, zarar görüp incinebileceğin, sen farkında olmadan seni usul usul Cehennem yoluna çekebilecek ortamlardır. Evvelâ Rabbi’nin (Celle Celâlihu) razı olmadığı mekân ve durumlardır. (Mahrem-namahrem sınırlarının ihlâl edildiği organizasyonlar, partiler gibi.)

5. Tesettürlü hanımlara hor gözle bakılabileceği sanısı

Hayatının önem önceliklerini sıralaman bu hususta, Allah Teâlâ’nın (Celle Celâlihu)  izni ile, senin yardımcın olacaktır. Rabbi’nin (Celle Celâlihu) hukuku her şeyden evlâdır(öncedir). Bu doğrultuda senin endişen seni Yaratan’ın (Celle Celâlihu)nazarındaki konumun olmalıdır. Yalnız Rabbi’nin (Celle Celâlihu) nazarında olsa değerin; kim hor görürse görsün kıymetsizdir. 

6. Daha çirkin görünürsem kaygısı

Aman kardeşim aldanmayasın, tesettürün yakışmadığı kimse yoktur. Bu kaygıya tutunup da nefsine pay vermeyesin. Asıl ve önemli olan başının üzerinde taçlanan tesettüre lâyık olabilmektir. Düşün ki; kim AllahTeâlâ’nın (Celle Celâlihu) emrine tabi’ olur da hâleti, buyruğa itaatinden önceki durumundan çirkin olur?

7. Falanca kimse ne der, ne düşünür endişesi

Var şimdi yerinde mi bu endişen sor içtenlikle kendine. Yaşantında kim bilir ne çok edepten yoksun davranışa, hayâdan eksik görüntülere tanıklık ettin; ettin de bu durumu sana yaşatan hangi insan utandı senin rahatsızlığından, seni rahatsız ettiği için geri durdu yapacağı utanmaz tavrından? Öyleyse nedendir çekincen? Rabbi’nin (Celle Celâlihu) emrini uygulayacak olmandan mı? Tüm bu durumlardan muhafaza edilecek olmadan mı? Düşünüver.

8. Erteleme hatası (Okuldan mezun olunca, evlenince; hacca, umreye gidip dönünce vb.)

Ertelersin kardeşim; yaparsın bunu, kolaylıkla yapılır bu. An ve an ileri zamana atarsın yapman gerekeni, gün gün uzaklaştırırsın Rabbi’nin (Celle Celâlihu) emrine itaatini. Ertelediğin tarihe geldiğinde yeni bahaneler sarar zihnini ve yeni nice ileri tarihlere bağlarsın yapman gerekeni yapabilmeyi. Peki, şu ikazı işitmez mi hissiyatın: “Erteleyenler helâk oldu(lar).” [Hadîs-i Şerif]

9. Henüz erken-artık çok geç(yaşı ilerlemiş hanımlar için) yanılgısı

Rabbi’nin (Celle Celâlihu) sana lütfettiği havayı soluyor isen geç; ölümünün sana ne zaman ulaşacağını bilmiyor isen erken değildir. Bunu bilesin.

10. Yüce Allah (Celle Celâlihu) affeder, affedicidir güveni (ile günahta ısrarcı davranma)

Elbet; Yüce Allah (Celle Celâlihu) mağfireti sonsuz olandır; ancak, bunu güvence bilerek günahında direnmen değildir bu sonu olmayan merhametten anlaman gereken. Vakit kaybetmeden tövbe kapısına koşarak affedilinceye kadar o dergâhın kapısında ümitle kalmandır sana düşen.

11. Tesettürü hakkı ile taşıyabilecek idrake varmadan kapanmamalıyım aldatmacası

Bilmelisin ki insanoğlunun sınırlı aklı Rabbi’nin (Celle Celâlihu) sınırsız ve sonsuz hikmetlerini anlamaya kâfi (yeterli) değildir. Hâl böyle olunca; gerektiği zamanda ihtiyaç olunan idrak, insanda çoğu vakit olmayabilir. Bu sebeple kardeşim, (şeytanın sağdan yaklaşmalarını da unutmamak sureti ile) bu düşünceye teslim olup tesettüründen mahrum kalmak yerine; tesettürüne bürünüp her geçen gün Hakk’ın (Celle Celâlihu) bu konudaki ilmini ve anlayışını arttırması için dua etmen istikametin olmalıdır.

12. Daha sonra tesettürden ayrılırsam korkusu

Sen var ilk adımını at bu yola inşâÂllah, O Rab (Celle Celâlihu) ki kulunu korku ve endişelerinden emin kılandır. Göreceksin ki sen bu yolu adım adım yürümeye devam ettikçe, korkuların da bir bir ardında kalacak biiznillah.

13. Sıcak dönemlerde, aylarda ve iklimlerde tesettürlü olmanın zorluğu

Emin olasın ki bu dünyanın sıcağı, cehennem diyarının yakıcılığından evlâdır.

14. Tesettürlü olmam evlenmeme engel teşkil ederse düşüncesi

Anlayasın ki; salih bir eş, salih bir evlilik Allah Teâlâ’nın (Celle Celâlihu) emirler gülistanının her bir buyruğunu koklayıp özümsemek ile mümkündür. Bu sebeple; bahtiyar bir evlilik ister isen, Rabbi’ni (Celle Celâlihu) memnun edecek amellere sarılasın. Tesettür de bunlardandır.

15. Rabbim (Celle Celâlihu) dilerse olur; tesettüre girme zamanım gelmemiş, düşüncesi

Dünya hanındaki imtihanlarında gayretin tesirsiz değildir biiznillah ve dinen mesul olduğun an; tesettüre bürünmen gereken andır, bilesin.

16. Ailem tesettür düşünceme karşı, onların istemediği bir şeyi nasıl gerçekleştirebilirim ikilemi, ailem beni reddederse kanısı

Hazreti İbrahim’i (AleyhisSelâm) hatırlayasın. O putlara tapan babasına, hak olduğunu bildiği yolu yumuşak bir üslup ile savunan ve Rabbimiz’in (Celle Celâlihu) yardımına mazhar olup ateşin kendisine serinlik olduğu kimsedir. Bil ki Rabbi’n (Celle Celâlihu); rızası yolunda olanı, bir başına bırakmayandır. Bu düstur ile hareket ederken her daim; lisanını ve üslubunu naif tutman gerektiğini anımsayasın.

17. Bir yanda nefis bir yanda şeytan ile mücadelenin zor gelişi

Zordur elbet, iki yanında iki düşmana benzer nefis ve şeytan. Ancak herkeste mevcut, herkes için vardır bu imtihan. Yılmayasın, usanmayasın ve bilesin ki bu yolda seni muzaffer kılabilecek olan yalnız Rabbindir (Celle Celâlihu).

18. Mühim olan kalp temizliği zihniyeti

Bu hâl öyledir ki; senin, “kalbim temiz” diyerek emre itaatten kaçman (ve akabinde affedilmene bu durumu yeterli görmen); öğretmenim beni sever diyerek; çalışmaksızın imtihandan geçmeyi beklemeye benzer.

19. Önce diğer ibadetlerin gerekliliğine inanma düşüncesi (Önce namazını tam kıl vb.) ve tesettürün sonraki dini vazife olarak görülmesi

Dini her bir vazife başlı başına bir öneme sahiptir. Ve din bütün emirleri ile bir bütündür. Tesettür(ün) pek çok harama kalkandır ve haramlardan kaçmak bu bütünün içerisinde büyük bir öneme sahiptir.

20. Fıtraten bozulma (Tesettürsüz olmanın normal gelmesi)

Kardeşim, tesettürsüz olmak varlığına ne kadar normal geliyor ise; nefsin ve şeytanın sana karşı galibiyeti o ölçüde büyüktür bilesin!Şimdi bilsen; bu hususta memnundur şeytan, memnundur nefsin! Peki ya Rabbin (Celle Celâlihu)? O’ndan (Celle Celâlihu) geldin ve yine O’na (Celle Celâlihu) dönmeyecek misin? Öyle ise, tüm ertelemelerinden uyanıp her ikisini de yere sermeyecek misin? Bir düşünesin.

21. Dünya hayatının geçiciliğine, eğlencelerine aldanılması

Aldığın her nefesin hesabı; her amelinin kaydı var şüphesiz. Dünya geçecek; uğrunda Hak (Celle Celâlihu) rızasından vazgeçtiklerin; Rabbi’nin (Celle Celâlihu) huzuruna vardığında boynunu bükecek. Ve unutmayasın ki bu dünyada aldandığın hiçbir şey Cehennem azabına değmeyecek! Var şimdi, ser seccadeni; kıl namazını, et tövbeni. Dön hidayet istikametine, gir Cennet hanımlarının yoluna inşâAllah. Lütfen erteleme, ölümün peşinde olduğunu unutma; elbet yarın olur, yeni gün uyanır, güneş doğar da; senin ciğerlerine nefesin dolmadığı gün olur. O vakit ecelin seni yakalar da dünyada kaçtığın tesettür; bedenini kefen olup bürür.

Oku kardeşim; sana indirileni oku. İndirilen ilk âyeti hayata geçirmek sureti ile yap bunu. Emin ol, Kur’ân-ı Kerim yardımcındır, her daim. Çünkü o Rabbi’nden (Celle Celâlihu) gelendir ve O Yüce Rab (Sübhanallahi ve Teâlâ) ki kulunu asla yalnız bırakmayan, terk etmeyendir. Peki, senin Zât-ı Zülcelâl’in emrinden vazgeçişin ne sebeptendir? Yarenliği kabre kadar olan dünya ve içindekiler (ve dahi insanlar) için mi? Anla lütfen; bu değil yaratılış fıtratın; tükenmez vesvesesi şeytanın. Şimdi değil ise hiçbir vakit hazır olamayacaktır nefsin; bütün sebep ve bahanelerden uyan şimdi, seni bekleyen tesettür tacında yazılsın ismin!

 


Kaynak: YENİAKİT
Editör: MAHİR AYTEKİN

HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER