• 13.11.2015
Ömer  BERKLİ

Ömer BERKLİ

Her sabah güne farklı bir umutlarla uyanırdık, tan ağarmadan secde ile…

Şöyle maziyi gözümün önünden geçiriyorum da; 90’lı yıllarda İmam Hatip Okullarından mezun olanlar,  üniversiteye giriş imtihanlarına damgasını vuruyor, üst üste her alanda gelen birincilikler ile toplumun bu okullara olan ilgisini artırıyordu.1994 senedinde Eyüp Anadolu İHL'nin düzenlediği sınavı kazanarak binlerce veli arasından aileme yaşattığım mutluluk bir an olsun gözlerimin önünden gitmiyor.O dönemlerde İmam Hatip’li olmak gerçekten büyük bir ayrıcaklıktı.Anne ve babaların, çocuklarını bu okullara verebilmek için referans arandığı günlerden bahsediyorum.

 

 

Toplumun eğilimlerin değişmesi, okullardaki eğitim standartındaki kalite ve dolayısıyla gelen başarılar birilerini fena ürkütmüş olacak ki, 1995 yılından itibaren vesayet zihniyetinin  irtica ile mücadele safsatası adı altında aldığı kararlar ile , bu kutlu  neslin imha edilmesi yönünde düğmeye basıldı.

 

İmam Hatip okullarındaki okuyan kızlarımızın yaşadığı zulüm, bizlere göre çok daha şiddetli idi.Fişlemeler, engellemeler, ikna odalarındaki psikolojik baskılar, ayrı ayrı eğitim alan öğrencilerin bir anda karma eğitime geçirilmesi , kız çocuklarının başları açık bir şekilde derslere alınması vs...

Düşünsenize , Kuran-ı Kerim , Fıkıh, Siyer ve Kelam derslerinde bayan öğrencilerin başları açık bir şekilde aynı ortamı paylaşan erkek öğrenciler ile olan mahremiyetini !...

Sonra, bu okullarda eğitim veren muhafazakar öğretmenlerin bir bir tayin edilerek, yerlerine vesayetin kölesi olmuş eğitmenler ile yer değiştirmesini.Maksatları ilk etapta toplumun bir kesimini itiraza , isyana ve sisteme karşı durmaya zorlamaktan öte bir şey değildi..

 

O günün muktedirleri ve vesayetindeki kartel medyanın yaptığı tayzikli haberleri hatırladıkça tüylerim hala diken diken oluyor…Baskının , ötekileştirmenin ve zulmün ne olduğunu daha çocukluk çağlarında öğrenen nesildik Biz…

 

Hayat gayesini sadece Yüce Allah ( c.c )’nin emir buyruklarına göre şekillendiren , Sünneti Seniyye’den ödün vermeden yaşamını idame ettiren ve ömrünü bu kutlu davaya adayan birçok anne ve  babaların hüzünlü  hikayelerini dinledik uzun seneler…

 

 

İttihatçı zihniyetin yayınladığı zulüm vesikası ile , başörtüsünün siyasi bir simge ve ayrımcılık olarak kabul edildiği birdönemde , okullara alınmayan veya eğitim hayatını bırakmak zorunda bırakılan kardeşlerimizin uçup giden hayalleri...Hemen sonrasında ise üniversitelere sirayet eden kat sayı zulmü ve kampüslerin önünde yaşanan tecrit dolu günler…

 

% 99’u Müslüman olan bir ülkede sırf inançlarından ötürü eğitim alma şansı olmayan bir neslin,  Avusturya’ya Bosna’ya ve dünyanın diğer çağdaş ülkelerine yaptığı gerçek anlamdaki Hicret…

 

2002 yılından bugün geline noktaya bakıldığında, katsayı problemi çözülerek  eğitimde sosyal adalet sağlanmış, kamusal alanlardakılık kıyafet ve başörtüsü yasakları kaldırılmış , düşünce ve fikir özgürlükleri en müreffeh seviyelere çıkarılmış , toplum içerisindeki tüm ayrımcılık ve ötekileştirilmeler ortadan kaldırılarak toplum olarak derin bir nefes alınmıştır, Elhamdulillah…

 

Biz bu günlere kolay gelmedik, Rabbim bir daha bu Milleti gördüğünden geri koymasın...

 
Selametle...
 

MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

(function(i,s,o,g,r,a,m){i['GoogleAnalyticsObject']=r;i[r]=i[r]||function(){ (i[r].q=i[r].q||[]).push(arguments)},i[r].l=1*new Date();a=s.createElement(o), m=s.getElementsByTagName(o)[0];a.async=1;a.src=g;m.parentNode.insertBefore(a,m) })(window,document,'script','//www.google-analytics.com/analytics.js','ga'); ga('create', 'UA-70049528-1', 'auto'); ga('send', 'pageview');