• 05.04.2016
Sibel DURAN

Sibel DURAN

Sibel & Arif: BİR ÖĞRETMENİN ADI… 5 NİSAN 2011….

O günden sonra güllü lokum ile anılır oldu…
         

Bugün günlerden yine özlem,an gibiydi kızımın hayatında oluşunuz…Fakat sevgi ve güveniniz ile öyle bir şekil verdiniz ki… Ve bugün de o bitmeyen “ân “ için dualarımız yine size…
       

Bir zamanlar küçücük bir kız çocuğu iken ilkokul öğretmenim Nesrin Manav, sevgi ile anıyorum, ne zaman üzgün olsam, defterimin kenarına mavi gözlü, kocaman ışıklar saçan bir güneş  çizer ve “içindeki güneşi gör ve onu yansıt” derdi.O zamanlar çocuk aklımla o sadece mavi gözlü bir güneşti …Sonra lise, bir çok öğretmenim oldu fakat sevgi dolu yüreği ile biri aklımda kaldı; İrfan Bey… Onu da sevgi ile anıyorum.
       

Sonra anne oldum ve kızım okula başladı. İlk heyecanı,tecrübeyi onunla yaşadım.Bir kaç öğretmen sonra sevgi ve emeği ile
kızımın yüreğine sevgili Kemal  Üney dokundu .Seçeceği yolda ona baskı yapmadı, yol gösterici oldu… “ İnsani değerleri tam olmalı,matematik ve diğerlerini öğrenir “ dedi. Veli toplantılarında aldığım övgüler gurur vericiydi.Şimdi o kız üniversite 4.sınıf burslu okuyor ve herkes onu gözlerindeki ışıltı ile seviyor …
     

İkinci kızımı gözüm kapalı emanet ettim. O  farklı bir çocuktu,yüreğine dokunan bir öğretmeni olmazsa üstesinden gelemezdi.
Kemal öğretmenim onun bitmek bilmeyen enerjisini hayatla bütünleştirmesini sağladı,şimdi anadolu lisesi 3.sınıf öğrencisi.Yabancı dile olan merakı  enerjisi ile bütünleşince etrafa ışık saçıyor.Her iki kızıma da emek verirken,bana da her zaman ” haydi dedi haydi “ …Teşekkür ederim çocuklarıma emeğiniz ,bana olan
dostluğunuz hiç bir şekilde ödenemez…
         

Sonra 3.kızım  .İyi bir öğretmeni vardı,iyi insandı,eminim hala iyi bir insandır …  3.sınıfa geldiklerinde doğum iznine ayrıldı,
yerine bir erkek öğretmen geldi.Tedirgindi …Merve ile beraber  okula gittik ve o günü tamamladık.Ertesi gün akşam eve geldiğinde  “ bana artık herkes Nisa Merve diyecek “ dedi.Oysa hiç istemezdi Nisa’yı.
   

Meğer yeni öğretmeni yere eğilip onu öpüp ilk gün olmasına rağmen “  iyi akşamlar Nisa Merve “ diyerek uğurlamıştı, yüreğine dokunmuştu kıymetlimin…O  akşam Merve’de büyük bir telaş.Çok üzerinde durmadım.Sabah manzara inanılmaz; eşofmanları ile hiç uyumamış olmasına rağmen  sekiz yaşında bir kız  “ ilk defa bedene bahçeye çıkıcağız anne “ derken, üç yıldır içinde neler biriktirdiğini hiç anlamamış olduğumu fark ettim.
 

Ve  kızımın gözlerinin içi gülüyordu…  Hasan Sadık Travac ; sizi sevgi ,saygı ve rahmet ile anıyorum . Kızımın içindeki Nisa Merve’yi hayata döndürdürdünüz, nur içinde yatın...
     

Merve’ye verdiğiniz hikaye tamamlama ödevleri, aslında çok daha fazlasıydı. Yazmayı unuttuklarını da sınıfta dinlerdiniz. Huysuz, aksi bir kız dı  ona gülecekler  diye hapşırığını içinde tutan, bu yüzden burnundaki damarlara zarar veren, kanamasına sebep olan kız; şimdi etrafındaki herkesi inanılmaz esprileri ile güldürüyor .Ve o bayram günü…Onun için çok özeldi. Büyükleri ziyarete çıkmıştık.  Cebinden bir kağıt çıkarttı, öğretmeni Hasan bey her çocuğun defter arasına kendi
el yazısı ile adresini ve telefonunu yazmış .Merve de cebine koymuş. Bayramda öğretmeni evine davet etmiş. Aradık, sorduk ve evi bulduk.Kızımın ve öğretmeninin gözündeki gülüş o kadar aynıydı ki…
     

Hastalanıp hastaneye yattığını duyduğumuzda babasına  “ seni alırlar,selam söyle baba, lütfen ziyaret eder misin “ diyen o meleği kıramazdık elbet… hastane ziyareti yapıldıktan iki gün sonra bir mesaj
:
       

KAYBETTİK …
     

Boğazıma düğümlenen o acı,eşimin gözlerinde toplanan yaş…Ve biz bunu Merve’ye söyleyemezdik, söyleyemedik.Kızların üçü de çok şükür ezbere bilir ve güzel de okurlar Kuran - ı Kerîm’i. Akşam toplandık.
   

“ Duaya en çok bizim fakat belki bugün rahmete kavuşmuşların da ihtiyacı vardır “ dedik.O  arada patavatsızın teki söyleyiverdi.
Merve sabaha  kadar ” öğretmenim beni duyuyor” deyip dua etti .
     

Bazen hiçbir kelime hatta cümle anlatamaz duygularımı. Başımı gökyüzüne çevirir  düşünürüm gelenleri, gidenleri ve gidip de
gelmeyen, gelemeyenleri  ...
     

5 Nisan 2011;ansızın gittiniz ... Ve 5 Nisan bugün... Yalnızca Merve’nin gözlerindeki gülümsemenin  sebebi değil,tüm çocukların ruhuna da ilaç oldunuz ve gittiniz ...Sizi daima sevgi ,rahmet ve dua
ile anacağız.
       

Biz de gittiğinizden beri “ GÜLLÜ LOKUM “ dağıtırız.:Dualarımızla adınıza;sevginiz ve güveniniz ile kızımın
hayatına dokunuşunuzun bu yıl ki adı yine, GÜLLÜ LOKUM .Yokluk sadece bedenin olmayışı, oysa siz en güzel anılarında hala varsınız ve hepsi de taptaze...
     

Yeryüzünde sizin gibi melek gülüşlerine sebep olanlar çoğalsın, onlara vefanın adı da GÜLLÜ LOKUM olsun… Mekanınız cennet olsun …


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

(function(i,s,o,g,r,a,m){i['GoogleAnalyticsObject']=r;i[r]=i[r]||function(){ (i[r].q=i[r].q||[]).push(arguments)},i[r].l=1*new Date();a=s.createElement(o), m=s.getElementsByTagName(o)[0];a.async=1;a.src=g;m.parentNode.insertBefore(a,m) })(window,document,'script','//www.google-analytics.com/analytics.js','ga'); ga('create', 'UA-70049528-1', 'auto'); ga('send', 'pageview');